31 Temmuz 2017 Pazartesi

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Zıtların,
aslında ayna görüntüsü olduğundan
bahsedeceğim bir gün sana
ve ölümün iyileştirici gücünden,
ölüm farkındalığının
yaşamı anlamlı kıldığından...
Fotoğraf
Ve bir gün Beşir Fuat 'in hikayesini
dinleyeceksin benden
ve hatta hikayenin
kendi kanını mürekkep ettiği kısacık finalini... 
Hiç bir ölüm
bu kadar serin karşılanmayacak
morfin ve dört yerinden kesilmiş bileklerin ardında... 
Fotoğraf
"Ameliyatımı icra ettim. 
Hiçbir ağrı duymadım.
Kan aktıkça biraz sızlıyor.
Kanım akarken baldızım aşağıya indi.
Yazı yazıyorum,
kapıyı kapadım diyerek geri savdım.
Bereket versin içeri girmedi.
Fotoğraf
Bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum.
Kanasın diye hiddetle kolumu kaldırdım.
Baygınlık gelmeye başladı.
Arzu ettim ki
bir insanın öldüğünü
ve ölürken neler duyup
hissettiğini bildirmek suretiyle
insanlığa bir faydam dokunsun... "
Fotoğraf

Giderken neler hissettiğine dair
kısacık bir mektup... 
Veda mektubu gibi değil... 
İntiharın lanetlendiği bu topraklarda,
daha sonra unutturulmaya çalışılacak bir adamın
çocukça merakı
ve basit bir deneyi gibi daha çok...
Hayatta bundan fazlası değil zaten... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder