27 Ekim 2017 Cuma

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Kimine göre,
'hasta ruhun kaçışı'
kimine ise,
'hasta ruhlardan kaçıştır'
yalnızlık...
Fotoğraf
Yalnızlık,
 çevrende insan olmaması değil yani,
önemsediğin şeyleri
başkalarına ulaştıramadığın
ya da başkalarının olanaksız bulduğu
hayallere sahip olduğun zaman,
hissettiğin şeydir...
Fotoğraf
Elbette yalnız olmayı beceremiyorsan,
başkalarıyla bir arada olmayı da
becermeyeceksin. 
Zira yalnızlık kadar arkadaş canlısı
bir başka arkadaş
bulamayacağın çok zaman olacak
ve yalnızlık,
hayatına güzellik katacak bazen;
batan güneşte ayrı bir kızıllık,
sisli gecede farklı bir koku...
Fotoğraf
Aklın ne kadar güçlü
ve ne kadar farklıysan,
o ölçüde yalnızlığın gözlerine akacaksın
bu manada yalnızlık,
büyük ruhların kaderi...
Fotoğraf
Yaşlandıkça,
yalnızlıkla daha iyi anlaşacaksın fakat
ve yaInız odanda
ikinci bir yaInızIık yansıtacak aynan;
İnsanın, insana verdiği bu en değerIi şeyi...

25 Ekim 2017 Çarşamba


DİNLE KÜÇÜK KIZ...

İyi uyuduğun günler,
aslında
en mutsuz olduğun günlerin
geceleri olacak yine...
Fotoğraf
Hiç kuşkusuz
yatağın dibine kıvrılıp
yatarak geçirdiğin sıcak geceler...
Sonra uyanacaksın ve
birkaç saniye
anlatılmaz bir mutluluk
olacak hissedeceğin...
Sonra mutsuzluğun da uyanacak ardından
üzerine atılmak üzere
pusuda... 
Fotoğraf
 Senin anlayacağın
 son gününü beklemeli insan
her zaman 
ve mutlu dememeli kendine
henüz ölmeden,
cenazesi kaldırılmadan
kabri içine mutlu kıvrılmadan
uyanmamak üzere....
Fotoğraf
Zira bütün mutsuzlukların
yokluktan değil,
çokluktan ileri geldiğini
öğreneceksin
tez vakit...
Fotoğraf
velhasıl 
 en mutlu insanın,
başkalarını mutlu eden insan olduğunu 
ve aksine çok mutsuz olmanın
en güvenilir yolunun da
çok mutlu olmayı
dilemek olduğunu...
Fotoğraf
Ve Tanrı çoğu kez
mutsuzları bir araya getirecek ki 
dertleri yok olsun
yok görünsün
ya da merhem olsun diye
yaralarına... 


21 Ekim 2017 Cumartesi

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Tolstoy
Savaş ve Barış'ta
hatırlatacak bir gün sana,
sorgulanmadan yaşanmış bir hayatın
aslında hayat olmadığını...
Fotoğraf
’'Elma
olgunlaşıp da düştü mü
neden düşer?''diyerek; 
''Topraktan bir güç onu çektiği için mi?
Sapı kuruduğu için mi?
Eti güneşten kuruduğu için mi?
Çok ağırlaştığı için mi?
Rüzgâr onu salladığı için mi?
Fotoğraf
Yoksa
aşağıda duran bir oğlan çocuğu
yemek istediği için mi onu?
Bunların hiçbiri değildir sebep
ve aslında
hepsi birlikte sebeptir…''
Fotoğraf
 Velhasıl
bunu
sana şu an yazdığım
kitapta da bulacaksın umarım,
girişe yakın bir yerlerde.
Fotoğraf
Söylediğim gibi,
tüm amacım
sırrın
henüz çözülmediğini hatırlatmaktır sana
sen onlara bakma
ve
dünyanın hâlâ 
bir oyun bahçesi olduğunu elbet...

18 Ekim 2017 Çarşamba

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Olur gibi görünmenin
aslında var olmak olmadığını
anlayacaksın,
bilinçli,
tetikte olmadığın
kimsenin gerçek mi
sahte mi olduğunu
sorgulamadığını
hissettiğin anlarda...
Fotoğraf 
En iyisini
sonraya saklamaman gerektiğini
öğreneceksin yaşarken, 
yarının neye gebe olduğunu bilmen
imkansız olduğundan ve
kendini,
kendinle zaman geçirmeyi
yalnızlık sanmayacak şekilde 
yetiştireceksin,
hiçbir zaman yalnız olmadığını aslında
öğrenebilmen için...
Fotoğraf
   Kaybettiklerin de olacak sonunda 
terk edildiğini sanacaksın; 
kaybettiklerinin
kurtuldukların olduğunu anlayamadan 
onlar için üzülürken, 
zira en karanlık zihinlerin
en beklenmedik yüzler ardına gizlendiğini
bilemeyeceksin...
Fotoğraf
   Hayatın bir yorgan misali
seni ısıttığını söyleyenler kalacak yanında,
ama kısa geldiğini hissettirmeyeceksin onlara.
yukarı çektiğinde ayakların,
aşağı çektiğinde omuzların üşüyecek...
Fotoğraf
ama zaman
ilaç olacak ve
kıvrılıp içinde yatmanın dahi 
seni mutlu edebileceğini fark edeceksin...
Fotoğraf
Kesilse de ağaç
filizlenecek yine bir tomurcuk baharda  
 ve onu incitmeden basacaksın artık
aşk ve umuda hamile
karnı burnunda toprağa...

16 Ekim 2017 Pazartesi

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Önceleri
ölümü çokça düşüneceksin
tüm insanlar gibi, 
uyumaya yakın,
gezinir,
okur 
ya da yerken...
Fotoğraf
Tüm yaşamının
ölümün hükmü altında
geçeceğini sanırsın ve
bırakmaz bu karanlık 
 bir an olsun...
Ama neyse ki
zamanla zayıflar gölgesi 
ya da
camda yoğunlaşan bir buğu gibi
keskinliğini yitirir... 
Fotoğraf
Buzlu bir camın ardına bakar gibi yani,
geçmişe bakarsın sonra 
hâlâ bir saplantı olduğunu bilerek ölümün
ama bir düşünce değildir
en azından artık...
Fotoğraf
Ve camın ardını görebildiğinde de
büyümüşsündür ve
bu dünyanın seni irkilten tarafının
korkunç olması olmadığını anlarsın tam olarak;
korkunç olan
tüm bu korkunçluğun
artık sana olağan görünmesidir;
aldatanların,
sürekli aldatılacağını,
yalancıların,
herkesin yalan söylediğini düşündüğü...
Fotoğraf
   Acıdan uzaklaşmak;
tanıdığın herkesten gitmektir şüphesiz.
Tıpkı birinin kıymetini anlamanın
en iyi yolunun
onsuz bir hayat
hayal etmek olması gibi...

13 Ekim 2017 Cuma

DİNLE KÜÇÜK KIZ...

Kimsenin tutmadığı gibi elbet
hayat da
verdiği sözleri tutmayacak  
ki umut ettiğinin
ne kadar umut etmeye değmez
olduğunu göstermek için
sana...
Fotoğraf
   Velhasıl umut ve
umulan nesne
hep aldatacak
uyandırdığı
sahte duygularla kalbini...
 Fotoğraf
Sürekli verecek bir eliyle hayat 
diğer eliyle alırken her şeyini.
Kaldı ki
vadettiği cenneti düşün örneğin
ne kadar uzak ne 
kadar imkan ötesi...
Fotoğraf 
Demek istediğim
mutluluğu araman gereken yer
ya gelecek ya da geçmiş olacak
bu sebeple,
asla ulaşmanın
mümkün olmadığı... 
Oysaki 'şimdi' denilen
gökyüzünde
altın rengi tek bir serçe.
sadece gölgesine dokunabildiğin...
Fotoğraf
O halde en mesut ölümü
seçebilmeli en azından insan; 
uzak bir kır yerinde
bir çiçek gibi sakin 
ve bir serçe gölgesi kadar serin,
gösterişsiz...

11 Ekim 2017 Çarşamba

DİNLE KÜÇÜK KIZ... 

Acı,
sürekli kaçtığın ve
ardından kovalayan olacak,
mutluluk ise
ardından koştuğun ve fakat
senden kaçan bir şey... 
Fotoğraf
 Demek istediğim
acı
dünya kadehinden taşan ve 
her yerde olan şeydir
temas etmemenin
mümkün olmadığı...
Mutluluk
işte
bu kadeh içindeki
boğulmamak için sarıldığın
sinsi  küçük yılan...
Fotoğraf
   Nedeni
tüm evrenin
insan için yaratıldığına dair
tiksindirici ve komik
düşüncedir şüphesiz.
Fotoğraf
İnsan şüphe etse de
tüm bu boşluğun
kendi için var olduğu gerçeğine
sıkı sarılır ille de 
boğulmamak için belki...
Fotoğraf 
Ama asıl sorun
evrenin seni fark etmemesidir
zira insan nedir bilmez o,
damarlarında gezinen bu mikroorganizmanın farkında değildir senin anlayacağın ve
insan, aslında farkında olduğu bu
'tanımazdan gelme' mefhumuna
teselli bulabilmek için
sonsuz boşluğu
Tanrılar ve
bizzat kendi suretinden türettiği
Tanrılarla doldurur...
Fotoğraf
   Sonra  anlamsızlık
aşkla bölünür
kirpik uçlarına kadar ve sırılsıklam.
 ayrılığın ilk günü olur tanışma
ve karanlık yıldızlar altında o ilk gece
katilinle tanışmış olmanın
sonsuz mutluluğuyla çırpınır biçare kalbin..