BİLİNMEYEN NO: 108
TARİHİN EN FAZLA OKUNAN BELGESİ..
OKUMAYAN KALDIYSA EĞER;
GARCIA'YA MEKTUP...
![]() |
(OKUMAN GEREKEN BİR KÜLTÜR MİRASIDIR..) |
Bu metni okuma hikayeme gelince, hatırlayan arkadaşlara aşina gelecek ve arada bir bahsettiğim o üniversite hocamın etkisi görülecektir yine..
Örnek (ama farklı tarzıyla) dersiyle alakası olmayan genel kültür hazinelerinin fotokopilerini çoğaltıp bize dağıtması sonucu tanışmıştım Garsia'nın mektubu ile..
İlk başta bana yavan gelen hikayenin arka fonunu daha sonra araştırdığımda (aşağıda) gerçekten de farklı erdemler içerdiğini ve çoktan unuttuğumuz o karşılıksız ve gönülden hizmet kavramlarının aslında bizlere yabancı ve kolay örneklenemeyen hikayelerden olduklarını fark ettim..
Daha fazla uzatmadan önce arka fonu, mektubun önemini ve daha sonra da hikayenin genel durumunu öğrenmek üzere bu gerçek hikayeyi kaleme alanın ülkesi, Amerika'ya uzanalım isterseniz..
![]() |
(İÇ SAVAŞ ACIMASIZCA SÜRÜYORDU..) |
![]() |
(YOL BOYU TEHLİKELERLE DOLUYDU..) |
Yeryüzünde birçok şairin şiirleri, yazarın öyküleri ve romanları, yabancı dillere çevrilerek kendi ülkesi dışında da yayımlanmıştır. Oysa bu hikayemizde nadir de olsa, yalnız bir gazetecinin bir ‘gazete köşe yazısı’, birçok yabancı dillere çevrilerek kendi ülkesi dışında birçok ülkede de yayımlanma başarısı göstermiş bulunmaktadır..
O gazetecinin adı, Elbert Hubbart, ünlü köşe yazısının başlığı ise "Garcia'ya Mektup" tur.
Yazının yüz yıl boyunca çeşitli ülkelerde yapılan baskısı, yüz milyon adedi aşmıştır. (inanılmaz bir rakam..)
Amerikalı gazetecimizin "Philistine" adlı aylık bir derginin 1899 Şubat sayısında yayımlanan bu yazısı, hiçbir olağanüstü özelliği olmayan bir çavuşun görevindeki sorumluluğun ilginç öyküsüdür ve şimdiden uyandırayım sizi ki içinizden pek çok okuyana da hemen hiç bir şey ifade etmeyecektir bu yazı..
![]() |
(VE ÇOCUKLARINA BIRAKACAK BİR HİKAYEN OLMALI..) |
Zira ilk okuduğumda bana da pek bir şey ifade etmeyen bu yazı, olgunluk yıllarımda, içerdiği erdem ile kafamda olması gereken aydınlığını ancak yaratabilmiştir..
![]() |
(SAVAŞTA YAĞMACILAR,, TEMSİLİ) |
George Daniels istediği izni aldıktan sonra "Garcia'ya Mektup"u beş yüz bin adet bastırdı ve "Bu çavuşu örnek alınız!" ön yazısıyla işletmenin tüm çalışanlarına dağıttı.
![]() |
(KENDİNİ BİR AMACA ADAMAK..) |
Japonlarla başlayan savaş için cepheye giden Rus askerlerin tümünün üniformalarının ceplerinde "Garcia'ya Mektup"un kopyası bulundu.
Japonlar, savaşta tutsak aldıkları Rus askerlerin tümünün ceplerinden çıkan "Garcia'ya Mektup"u görünce bunu ciddi bir incelemeden geçirdiler. "Mektup" Japoncaya çevrildi ve bunun "Tutsak alınan tüm Rus askerlerin ceplerinde bulunduğu" haberiyle birlikte Japon İmparatoru'na sunuldu.
ABD Deniz Kuvvetleri mensuplarına 1913'de dağıtılan mektubun özel olarak çoğaltılmış kopyaları ise Birinci Dünya Savaşı’na katılan askerlerin önemli bir bölümünün ceplerinde bulundu.
***
Amerika Birleşik Devletleri
ve İspanya arasındaki savaşın bir aşamasında
ABD Başkanı, çok acele olarak
Küba'daki isyancıların önderi Garcia'ya
bir haber göndermek ister..
Garcia,
![]() |
(AMA MEKTUP ULAŞMIŞTI, SORGULANMADAN YA DA BAHANE ARANMADAN..) |
ve nerede oldukları bilinmeyen
onlarca sığınaktan birinde saklanmaktadır..
Kendisine posta
ya da telgraf yoluyla ulaşabilmek olanaksızdır..
ABD Başkanı'nın ona,
ne denli önemli bir haber göndermek istediğini
bilen çevresindekiler,
Garcia'ya bu haberin,
ancak elden götürülebilecek bir mektupla
ulaştırılabileceğini bildirmek zorunda kaldılar...
Başkanın çaresiz bakışları karşısında yanıt,
çevresindeki subaylardan birinden gelir...
Rowan adında bir çavuş vardır' der..
Kimsenin nerede olduğunu bilmediği Garcia'yi
o bulabilir
ve mektubunuzu kendisine ulaştırabilir.
Bu yanıta Başkan'ın aklı pek yatmamıştır ama,
ortada yapılabilecek başka bir şey yoktur..
Rowan çağrılır,,
Kendisine, Garcia'ya gönderilecek mektup uzatıldı ve...
'Bunu, Garcia'ya teslim edeceksin' denilir..
Rowan mektubu alır,,
üniformasının yanındaki deri kesenin içine koyar,,
kesenin ağzını sıkıca büzdükten sonra,,
göğsünün üzerine kayışla bağlar...
Önce Başkan'a selam verir,
sonra komutanlara,
dışarı çıkar...
Rowan, yola çıktıktan tam dört gün sonra,
gecenin karanlığından da yararlanarak,
üstü açık bir kayıkla Küba sahilinin açıklarına varır..
Küba'nın, balta girmemiş ormanlarına dalıp,
gözden kaybolduktan üç hafta sonra,
adanın öteki yakasında ortaya çıkar..
Ülkesinin düşmanı bir ülkeyi,
yürüyerek bir uçtan öteki uca geçer
ve Garcia'ya, mektubunu teslim eder...
Rowan’ın kahramanlıkları dilden dile dolaşır,
Fakat önemli olan
onun sorumluluk duygusudur..
Geriye dönersek,
Rowan başkandan mektubu aldığı zaman
başkana "Garciya kimdir?
Nerede yaşar?
Yardımcılarım kim olacaktır?
Niçin ben?"
gibi sorular sormamıştır.
Yazı Amerika- İspanya savaşını konu alır.
Fakat aslında her zaman için
Garcia’lar olacaktır ve
onlara mektup ulaştırması gereken
sorumluluk sahibi Rowan’lara ihtiyaç vardır..
Oysa bugün bizlere bir sorumluluk verilse, yani böylesine zorlu ve muğlak..) yerine getirmemek için bir sürü mazeret üretmez miyiz ve hatta hemen suratımızı asıp belki, itiraz etmez miyiz bir düşününüz...
![]() |
(VE KAHRAMAN OLMAYI VE DİNLENMEYİ HAK ETMİŞTİ ARTIK..) |
İnsan ilişkilerinde de böyledir aslında ve sevgi bunu gerektirir,, karşılık beklemeden,, sorgulamadan...
Dünyayı daha yaşanılası bir yer yapmak üzere kendini adayan insan ve hikayelerin artması dileğiyle..
(Çetin TARI)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder