19 Mart 2021 Cuma

SEN,, YÜRÜYEN EVRENSİN..

 Daha iyi bir dünyan olsun istiyorsun tamam,, 
  ama bunun için ne yapıyorsun?
  Sakın (zaten beş para etmez o) siyasetçileri suçlamaya kalkma yine ve çevrendekileri yada. Aileni asla suçlama ya da nesillerdir içinden çıkıp geldiğiniz koyun sürüsünü. 
  Dış dünyayı suçlamak acizlikten başka bir şey değil ve hiç bir şeyi değiştirmiyor. Bu yüzden derhal uyan ve kurbanı oynamayı bırak artık..
   Hayata küçücük bir katkıları olması durumunda harika bir dünya yaratılmasını sağlayacak pek çok insan kurbanı oynuyor zaten,, tüm soru bu. 
   Rahibe Teresa'nın ünlü deyişi, " Herkes kapısının önünü süpürse, bütün dünya temizlenir.." kesinlikle doğru değil mi bu açıdan..
   Evrenin kutsal bir yansıması olarak, kendine 'Dünya üzerinde her hangi bir etkiye sahip olmadığını' söylemek, olabilecek en büyük nankörlük değil mi?
   Tarih kitaplarını oku o halde; Koca bir ulusu özgürlüğe ulaştıran Gandi'yi, otobüsün arka sırasında tek başına oturan ve siyahi hareketi başlatan o küçük kadını, Atatürk'ü oku hatta yeniden..
   Başlangıçta hiç bir şeyi olmayan insanları oku, dünyayı nasıl değiştirebildiklerini. İlham al, gücünün farkına var, titre ve kendine gel artık..
   Bu günden sonra dünyayı düşman olarak görüp mahkumu oynamaya devam ederek edilgen halinle hayatını sadece soluk alarak geçirmeye devam edeceksen eğer, senin seçimin..
  Ya da dünyayı (kendinin) yarattığının farkına vararak kapının önünü süpürmekle başlayabilirsin işe. 
  Varsın hayallerinle dalga geçsinler. Büyük yaşam kuran o büyük insanlarla da başlangıçta dalga geçmiş aşağılamışlardı onları da.. 
   Ama kazananın kim olduğu ortada; vazgeçmeyip, içeriden dışarıya yeni bir dünya kurmak üzere harekete geçenler..
   Son olarak ünlü iş insanı  A. Roddick'in sözü ile bağlayabiliriz söylemeye çalıştığım şeyi sanırım;
   "Etki yaratmak için çok küçük olduğunuzu düşünüyorsanız
   odada bir sivri sinek varken uyumaya çalışın.."
 *Happier With Çetin Tarı 
    adlı youtube kanılım; 
    coming soon :)

16 Mart 2021 Salı

GÜNEŞLE YENİDEN DOĞ..

 Mezarlıktaki en zengin insan olmaksa niyetin,, sana başarılar dilerim..

  Oysa ki iyi yaşanmış bir hayat; sevdiğin insanların çevrende olduğu, sağlığını koruduğun ve (olabildiğince ve zaman zaman) mutlu olduğun,  gerçek potansiyeline her gün giderek yaklaştığın ve seni saran dünyanda küçücükte olsa bir iz bıraktığın bir hayat değil midir.. 

   Peki günlük hayatın kaotik hay huyu içinde seni bu önemli şeylere odaklamak nasıl mümkün olabilir? Bilgelere göre verilebilecek en doğru cevap; "hayatın kısa olduğu ve ne zaman öleceğini bilmeme gerçeğini unutmamaktır" deniyor..

   Ancak bu şekilde 

  en yüksek önceliklerine odaklanmayı sürdürmek 

   mümkün olabilir.

   Her sabah uyanman için o halde, 

  "Bugün son günüm olsaydı, ne yapardım " diye sormalısın.. 

   Bu, öylesine ve basit bir motivasyon egzersizi değildir ama.. Bu, yepyeni hayatın kapılarına açacak anahtar bir alışkanlıktır inan bana..

   Kimse ölmek istemez, hatta cennete gitmek isteyen insanlar bile bunun için acele etmezler.. Fakat ondan kaçmayı beceren de olmamıştır maalesef. 

  Bu ise, gerektiği gibi ölümün, yaşamın bir başka yüzü ve devamı olmasındandır belki de..

   Çoğumuz hayatın bizi kontrol etmesine izin veriyoruz ve kendi yaşamlarımızın başında, direksiyonda uyukluyoruz. Bu durum günlere, haftalar ve yıllara yayılıyor değişmeden. 

   Ve biz, farkında olmadan zamanın ne çabuk geçtiğine şaşarak, ölüm döşeğimize uzanıveriyoruz..

   "Güneş doğup dükkanlar insanları davet edercesine açılırken, heyhat alış veriş yapmayı unuttum.. Şimdi gece çöktü ve alışveriş yapmayı ben yeni hatırlıyorum.." diyor yaş almış bir ünlü..

   O halde görevimiz şu olmalıdır sakın şaşırma; 

       her gün ölelim..

   Ve sen ey ölümlü, her sabah ölümlü olduğunu hatırla mutlaka..

  Ve böylece kendini yaşama ver; yarın olmayacakmış gibi yaşa, risk al, kalbini aç, dürüst ol.. Sana verilen hayat armağanına duyduğun saygıyı göster açıkça..

  Ve yaşıyor olduğun için bugün de, çevrene ışık saç, hayallerinin peşine düş.. Daha yükseğe uzan..

 En sonuna geldiğinde heyhat; cenazen bir kutlama yerine dönüşsün..

14 Mart 2021 Pazar

HANGİ HAYATI SEÇECEKSİN?

   Tecrüben, sahip olduğun bakış açısından ibarettir kısaca. 
   Ve sen hayatı; doğrusu ya da yanlışıyla değil, kendi pencerenden göründüğü kadarıyla (küçücük bir aralıktan) görürüsün sadece.. 
   Martin Luther; "İnsanın değeri, rahatlık ve kolaylık anlarında nerede durduğuyla ölçülmez," der, "zorluk ve mücadele anlarında nerede durulduğuyla ölçülür.."
  'Zorluk ve mücadele...' diyor? 
  Korkman gereken düşmanlar bunlar değil yani, uyan ey ölümlü...
   Zorluk ve mücadele anlarına; kaderine lanet ederek bakma artık, onlar,, seni daha mükemmele evriltecek fırsatlardır aslında..
   Olaylar yolunda iken herkes olumlu ve nazik davranabilir, zor olan bu değil.. Önemli olan yani; hayatın yoluna çıkardığı engellere verdiğimiz tepkidir daha çok. Aramızdaki en bilge kişiler zira; olaylar zorlaştığı zaman da sakinliklerini, kalitelerini ve merak duygularını koruyabilenlerdir..
   Hiç bir yaşam kusursuz değil ama; sürüye, onların sosyal platformlarına, bir maske gibi yüzlerine oturmuş gülümsemelerine bakma sen.  
  Hepimiz, küçük ya da (yine bakış açımıza göre) büyük sıkıntılarla yüzleşmekteyiz. Tam da şu anda dünyanın (belki de uzak olmayan) bir köşesinde çocuklarının ölümünün üstesinden gelmek zorunda aileler var.. 
   Tam da şu an birileri sevdiklerini perişan edecek bir trafik kazasına kurban gidiyor ve şu an kendilerine amansız bir hastalık teşhisi konulan ve bunun haberini almakta olan insanlar var bir yerlerde.. 
   Kimse eninde sonunda bu ve buna benzer şeyleri yaşamadan hayatını geçiremez amma velakin... 
   Hepsiyle bir şekilde başa çıkma gücüne sahipsin... 
  Öldürmeyen her şey seni bir üst seviyeye taşıyor ve asla taşıyabileceğinden daha fazla bir yük oturtmuyor omuzlarına hayat..
   Hepsi küçücük bir tercihe bağlı; Olaylar zorlaştığında her zaman güçlü olmayı mı tercih edeceksin yoksa kurbanı, bir pranga mahkumu olmayı mı..
   Tökezlemene sebep olan her engeli; seni hak ettiğin hayatlara götüren basamaklar olarak kullanma seçeneğin var. 
   'Baskı altında zarafet', yaşama sanatında başarılı insanları diğerlerinden ayıran şey bu işte..
   İlham veren ve iyi gelişmiş bir ruhu yansıtanlar, bu güzel nitelikler..
   Bahsettiğim, ucuz bir motivasyon propagandası değil,
   inanman ve uyanman gereken gerçeğin ta kendisi..  

11 Mart 2021 Perşembe

YAŞ AL,, AMA ASLA İHTAYARLAMA..

   UNESCO yaşlılığı şöyle tanımlar; Bir insan konfor alanının dışına çıkamıyorsa, yeni şeyler öğrenemiyorsa, şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa,, merak etmiyorsa, keşfetmiyorsa, geçmişte ve anılarında yaşıyor ve sürekli eskiyi tekrar ediyorsa... yaşlıdır.
   Düşün bakalım, ne kadar yaşlısın. Ya da yaş mı aldın sadece olması gerektiği gibi ya da pes edip ihtiyarladın mı daha çok..
   Samuel Ullman şöyle der, 
  "Hiç kimse sadece bir kaç yıl yaşayarak yaşlanmaz.. Bizler ideallerimizi terk edince yaşlanırız.. Yıllar, cildimizi kırıştırabilir ancak heyecanımızı yitirmektir ruhumuzu kırıştıran.. "
 Çevrelerinde bulunmaktan hoşlandığın insanları bir düşün şimdi de; onlar ki genelde coşkularıyla bizi çekenler değil midir? 
  Evet onlar; yaşama karşı açıktırlar ve belki biraz da çılgın, ama kesinlikle meraklıdırlar. Yaşlarından bağımsız, öğrenmeyi severler ve seni gördüklerinde mutlaka da gülümserler. 
   Çok eğlenceli oldukları ortadadır velhasıl ya bu oyuna katılmalı ve kendini vermeli işbirliği yapmalısın onlarla ya da oynamayıp ihtiyarlamalı, seçim artık senin..
 Bana soracak olursan sevgili arkadaşım; onlardan olmalıyız, vaz geçme, yaşlanmadan bu dünyadan göçmek mümkün..
   O halde işe; bu gün coşkulu olmayı denemekle başla ve işine bu ruh hali ve tüm heyecanınla git bu kez, ne kaybedeceksin ki. Sevdiğin, yanında olunmasından hoşlanılan insanlar gibi ol hep genç hep taze..
 Ve olabildiğince canlı olmayı tercih et bugün..
 İnsanları iyi tarafından görmeyi telkin et kendine. 
  Sevdiklerini memnun etmek için daha fazla şey yap. 
 Engel olarak gördüğün şeylerin öğrenme ve gelime fırsatları olduğunu gör ilk kez.. 
   Değişime, yaş alıyor olma fikrine bir büyüme şansı olduğu için kucak aç. İnsanları güldür ve gül onlarla birlikte bugün. Sevdiklerine hayranlığını ifade et belki de ilk kez ve söyle onlara, övgüye boğ, itiraf et.. 
   Onlar gibi tutku yay bugün dünyaya, bu heyecan bolluğuyla önündeki ilk saatler ne getirirse getirirsin, zarafetle kabul et, gülümseyerek karşıla onları, minnet duy, gücünü dünyaya yayabildiğin ve insanları aydınlatabildiğin için..
   Zira sevdiklerin hep böyle görmek isterler seni...

9 Mart 2021 Salı

CENAZEN KALABALIK OLACAK MI?

   Geçinden olur inşallah ve dibine kadar yaşamış olursun hayatını ama,, bir gün öleceksin ve işte o gün cenazene kimler gelecek ya da kaç kişi dersin?
   Hatta iyimser bir hesapla, o gün havanın da kötü veya aşırı yağmurlu olmadığını da varsaymıyorum ..
   Zor bir soru,
   hepimiz için.. 
   Bir çok düşünüre göre cevap, onlara gerçekten samimiyetle gülümseyip gülümsememene bağlıdır deniyor.. 
   Elbet insanların yardımına koşan biri olup olmadığında bu denklemin doğru orantılı değişkenlerinden bir diğeri imiş. 
   Ya da şöyle sorulmalı belki; yeterince kibar davranıyor musun etkileşimde bulunduğun yakın çevren veya diğer insanlara?
   Bazıları 'iyi insan olmak fikrine', düzgün ya da asil davranma kavramlarına gülerler (sen de bilirsin)  zira dışarıda bu kadar hödük dolaşırken kabul ediyorum ki zor bir durumdur bu tutumu benimseyebilmek..
  Ve şüphesiz ki yumuşak olmak zordur; (daha kolay görünen) şikayet etmek, sinirlenmek, kınama ya da daha az direnç gösteren yolu tercih etmek varken..
   Yine de cesaretimiz kırılmasın derim sana; zira bize yakışan ve asıl cesaret gerektirip insan olmanın onuruna yakışan; yüksek değer ve erdemleri savunmak, daha yüce davranmak, ve yaşayan diğer her şeye hizmet etmeyi bir yaşam felsefesi saymaktır.. 
   Maya'nın varlığından beri daha iyi bir insan olduğumu ve bunun için çaba harcadığımı biliyorum, bir şans bu evet. 
  Fakat her zaman başarabiliyor muyum, şüphesiz yakınından bile geçemiyorum ama deniyorum ki mükemmelliğe giden yol, denemek ve vaz geçmemekten geçiyor.. 
   Her gün deniyorum
  ve bazı günler başarısız oluyorum.. 
   Bir gün o bazı günlerin tamamen biteceğini hayal ediyorum sonra    ve cenazeme,
 dokunduğum kalplerin gelip
 beni kalabalık bir sevgiyle uğurlayacaklarını hayal ediyorum sakince.. 

7 Mart 2021 Pazar

DÜNYANI YARATAN SENSİN,, OLGUN DAVRAN..

   Sayfalarımı okuduğun müddetçe, bıkıp usanmadan sana (ve kendime) hayallerinin peşinden gitmen gerektiğini empoze edeceğim. Bu, işine gelmiyor ya da ilgini çekmiyorsa eğer başka bir arkadaştan devam etmeni öneririm sana..
  Velhasıl bugün konuya, olgunluk denen şeyi deşerek başlayacağım önce. Zira kendini bildin bileli olgun davranman gerektiğinden söz ediyorlardı değil mi?  Peki ne demekti bu? 
   Her şey bir yana, bence; olgunluğun temel işareti, yolun sonundaki çok daha görkemli bir zevk için ,anlık hazlardan vazgeçme becerisidir.. Evet ve maalesef, doğru şeyler genellikle yapması en zor şeylerdir, bunu kabul ediyorum..
  Fakat işin iyi yanı; hayallerin doğrultusunda ilerleyip günlük, sürekli bir çabayla ve başarının temel ilkelerini uygulayarak kesin surette, her zaman olmak istediğin o noktaya ulaşabilirsin.. 
   En başarılı ve doygun yaşamlar, böyle olduğu konusunda bizzat örnekler..
  O halde ne duruyorsun? 
  Derhal dile ve odaklan artık..
   Tutkulu bir tutarlılıkla ve (hayalin için; küçük ya da büyük fark etmez) yeterince vakit ayırmayı göze alabiliyorsan eğer senin olacak, bu kadar net.. 
   Fakat diğerlerine bakmamanı öneririm sana, sen kendine odaklan,, kaldı ki sürüye dahil pek çok insan hemen vazgeçmeyecek kadar olgun değildi asla.. 
   İyisi mi, kalben doğru olduğunu bildiğin temellere sarıl yine; olumlu ol, istediğin gibi yürümeyen tüm meseleler için sorumluluğu bizzat üstlen, mağduru oynamayı bırak, çünkü içinde olduğun dünyayı yaratan sensin..
 Herkesin  bir yarası var, bu yüzden en azından insanlara iyi davran, sıkı çalış, takipçiden çok yenilikçi olmayı hedefle, erken kalk, hedeflerin olsun ya da hedef belirle, kendini disipline sokmak, daha insan olmak için emek harca, ekonomik yönden mağdur olmamayı da hesaba kat mutlaka, para biriktir, sağlığına özen göster, ailene değer ver..
 Sonra, yaşamak için var olduğun sebebe odaklan yine ve çabala, sakın çok geç ya da bu yaştan sonra mı safsatalarına girme..    Hedeflerini elde etmek için her gün küçük bir şey yap ve en azından varlığın ve çabalarınla aydınlan. 
   Ulaşman gereken gerçek sana ait, mükemmellik peşinde olduğun için gurur duy. Bu uğurda ama;  eylemlerin en küçüğünün bile niyetlerin en asillerinden daha iyi olduğuna unutma,..
  Demek istediğim; sadece hak vermeyi ve kafa sallamayı bırak artık. Buna ihtiyacım yok..
  Senin için buradayım, sadece eyleme geçmene ihtiyacım var. 
   İşte bu sayede yarattığın yeni dünya daha bir yer olduğunda benim ki de bundan etkilenecek...
   Her hayal küçük bir adımla başlar,,
   ama kural basit evet; önce başlaman gerek,,
    hem de derhal ve bugün..
(#happierwithçetintarı)

2 Mart 2021 Salı

SABAH RUTİNİM YOK DEME SAKIN..

   Hayatının en önemli alanlarında görkemli ilerlemeler elde edebilmek için en geçerli yolardan biridir; 
   'günlük egzersiz' kavramı..
     En büyük atletlerin zira, mükemmelliğe egzersizle ulaştığını gayet iyi bilirsin. 
   Yıldız (ya da ortalama diyelim) bir sporcunun sabah rutini izleyecek olursan, hayallerine ulaşmak isteyen  bu insanın (genelde güneş doğarken tüm şampiyonlar gibi) uyandığı saat ve fiziki, mental ve hatta spritüel çalışmalarının ne seviyede ve şaşmaz bir şekilde işlediğine (esin dolarak) şahit olabilirsin. 
   Fakat seninle, gerçek anlamda egzersizden bahsedelim o halde bugün ki bu durumda kural gayet basittir; mükemmelliğin ilk şartı kendine iyi bakman ve dahi egzersiz yapmandır. 
   Demek istediğim; sporcular bunun gayet farkında iken neden bize yabancı olsun bu kavram. 
   Zira Qubein'in sözü bu konuda (toplam fayda) bir meşale olmalıdır hepimize; 
   "Disiplinin bedeli, 
   pişmanlığın acısından daha azdır.." 
  Fedakarlık yapmadan ve kendini adama ve kişisel kontrol gibi bedeller ödemeden hayallerine ulaşman mümkün değildir.
  O halde şu basit mottoyu, mükemmel hayatına giden yolun giriş kapısına yaz derhal; 
                                    "Bedelini Öde.."
   Demeye çalıştığım şu ki (artık) günlük yaşantında seni, harika bir güne hazırlayacak bir dizi egzersizin olmalıdır. 
   Hayat bazen engeller çıkarır evet. Ancak, seni gücünün zirvesine çıkaracak egzersizlerle yere sağlam basmayı başarabilirsin. Bu basit görünen ama geleceği değiştirme gücüne sahip fikir, tek başına bir insanın tüm hayatını sihirli bir dokunuşla değiştirme gücüne sahip, hissedebiliyorsun değil mi.. 
 Bu olması gereken alışkanlık, (seni en iyi durumuna getirecek olan) duygularını, düşüncelerini ve minnettar olduğun nimetleri kaydettiğin günlük yazma rutinini de içerirse (tavsiyemdir ama sonra bahsedeceğim) mükemmel olur.
 Ve ardından gününe güçlü bir antrenman ve seçkin sporcuların yediklerini yiyerek başlayınca şimdiden bir şeylerin değişmeye başladığını göreceksin.. 
   Sabah rutinine müziği de eklemelisin hatta. 
   Sadece seni enerjiyle dolduracağı için değil, aynı zamanda mutlu da edeceği için. 
 Başarı, keyif ve huzur herkesin istediği şeyler ama kendiliğinden ortaya çıkmazlar biliyorsun bunu. Onları yaratman gerekir. işte bu yüzden kendi egzersiz serilerin ve sabah rutinini oluşturduğunda bu kez; onları ısrarla uygulamak konusunda söz ver  kendine derhal..
   Ve sonra yaşadığın bu güzel dünyanın 
  başka türkü ışıldadığını gözlerinle gör, 
   insanlar buna şahit olur ve 
   sen ışıl ışıl artık, parıldarken...