DİNLE KÜÇÜK KIZ...
En iyisi
Ay'ın bir köşesine kurulup
izlemek onları ve
tüm bu kalabalığın
uğuldayan karasinek yığınları
olduğunu görebilmek rahatça;
dalaşan, dolaplar çeviren,
çalan, sorumsuzca üreyen
ve yaşlanıp ölen...

Velhasıl doğmak
başlı başına bir mutsuzluktur,
yaşadığı sürece insanı
bu mutsuzlukla boğan...
En garibi ise bu mutsuzluğu
bir tek ölümün
kesip atabilmesi...

Velhasıl içi insanlarla dolu
büyük evler göreceksin yaşamın boyu,
yine de odanda ve
bir başına olmak,

Ay yüzeyinde hatta,
ve bir evde yalnız yaşayabilmek,
yaşamın en kıymetli yanı olacak,
daha doğrusu:
Kimi zaman yalnız kalabilmek
mutluluğun ilk koşulu..

Aslında hiçbir zaman
büsbütün yalnız da değilsindir bu dünyada.
En dibe vurduğunda,
bir çocuğu,
bir genç kızı ve
zamanla olgun bir kadını,
yani kendinin hallerini bulacaksın yanında
endişelenme...

Ve inanma sen onlara...
zira
sevmek,
insanı yalnızlaştırıyor...
Sonra
herkes kalkıp gidiyor,
geriye eşya kalıyor,
bir de
dokunulur derecede soğuk
bir boşluk...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder