11 Ocak 2021 Pazartesi

DEĞİŞTİREMİYORSAN SEV..

   "Mutlu olmak için.."

 

derdi, çok güvendiğim ve 

ara sıra bahsettiğim hocam, 

"iki şeye ihtiyacın var; iyi bir iş ve

 iyi bir eş..."

   Kişisel gelişim gurularının (Sankristçe,, Gu: karanlık, Ru; gideren) büyük çoğunluğu mutluluk listelerine; 'sevmediğin işi bırak' kuralını eklerler...  

Ve fakat buna tamamen katılıyor olsam da 

 ülkemizin insanı perişan edebilecek kaypaklıktaki ekonomik zemininde 

çok gerçekçi bir karar olamayabilir bu...

   Bu ara, 

daha çok Guy Finley kafasında 

olduğum için belki, ona güveniyorum; 

dünyanın en çok satan kişisel gelişim kitabı Vazgeçebilmek'te büyük zat, 

bu tür 'salla gitsin, arkana bakma'

 türü safsatanın geri tepme ihtimalinin 

büyük olduğunu söylüyor... 

   Zira olan şey

 arkanda bıraktığın ne olursa olsun 

kendini terk etme olanağının bulunmadığıdır

Tüm bu karmaşayı bir şekilde çeken sensin ve

 başka yollar, başka bir iş ya da 

her defa eskisinin kopyasına dönüşen 

yeni ilişkiler değil senin ilacın... 

   Değişmesi gereken dışarıdaki herhangi birşey değil sadece sensin ve

 Ancak bu şekilde bir cennete dönüştürebilirsin dünyanı... Velhasıl işini değiştiremiyorsan eğer 

onu sevmek ve barışmakla başla işe.

   Robin Sharma'nın deyişiyle
 her gün eve ekmek götürmek için 
yaptığın iş her neyse 
bunda bir rock yıldızı olmanın önemini düşün.
   Çalışmak 
yaşamın anlamına dair şiirin ilk satırı ve 
kendine verdiğin değerin bir ölçüsü. 
Bu,
 kendine başkaları aracılığıyla verdiğin bir armağan hatta. 
İş yerinde o halde (artık) 
sıra dışı biçimde mükemmel olarak 
kendine olan saygını, 
heyecanını artırır ve başka bir gözle baktığın hayat gerçekten de farklılaşmaya başlasın.   
 İyi şeyler, 
iyi şeyler yapanların 
başına gelir 
unutma.


   İnanılmaz üretken bir gün sonunda 
nasıl hissedeceğini düşün ve 
insanlara gerçekten yardım ettiğini,
 küçücük de olsa bir fark yarattığını? 
elinden gelenin en iyisini yaptığında ne hissedersin? 
emin ol ki bambaşka bir hayat anlamına gelir bu...
   öyleyse bu gün işinde  yıldızı ol.
 sahneye çık, kalbini ortaya koy. 
hayatının performansını sergile. 
seyircilerini şaşırt ve alkışlamalarını sağla, karşılık beklemeden. 
satış işindeysen o işin Elvis presley'i ol. 
muhasebecilerin Jimi Henrix'i 
ya da öğretmenlerin Adel'i,
öğrenci de olabilirsin ki işin bu demektir, o halde öğrencilerin Einstein'ı ol bu kez..
   ünlü olduğunda ve 
dünyayı daha mutlu bir yer haline 
getirmeye başladığını gerçekten hissedip 
alkışlar geldiğinde beni hatırla...
   amacım sana yardım etmek ve 
küçük bir kıvılcım yaratmak hayatında.
 bu işin James Bond'u olmaktır amacım zira bana güven...


   Konu Dr. Martin Luther King'in 
sözüyle sonlanmalı sanki. 
Belki kesin olarak fikrini değiştirmene yardımı dokunur, Ha! Bir şans verdin 
ve yine olacak gibi değilse 
s*ktir et gitsin, 
ne için yaratıldığına odaklan ve 
ilan sayfalarına göz atmaya başla...


Eğer bir insan sokakları süpürüyorsa, 
Bunu Michelangelo'nun tablo yapması gibi ya da 
Beethoven'ın beste yapması gibi veya 
Shakespeare'in şiir yazması gibi yapmalıdır. 
O kadar iyi süpürmelidir ki 
cennetin ve dünyanın sakinleri 
orada durup şunu demelidir: 
'Burada işini çok iyi yapan bir temizlikçi yaşamıştı...'

chatintari@windowslive.com

& Yorum kutusu aşağıda, soru: ne düşünüyorsun?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder