16 Şubat 2021 Salı

KENDİN GİBİ OL..

    Ne kadar büyük hayaller kuruyorsun? 
   Ve ne kadar hızlı harekete geçiyorsun (tabi sadece hayal olarak kalmıyorlarsa!)
   Oysa ki bu değilsin.. 
  Kişisel evrime inanan ve bu dünyaya bir amaç uğruna, başka bir yaşamda küçücükte olsa bir fark yaratmak uğruna gelen biri olarak, kendi kabuğun içinde kalmak üzere burada değilsin; sonsuzluk içinde bir noktadan ibaret bir ömür zamanına sahip olan sen...
   O halde sınırlarını zorla ve yaşını, geçmişini, imkanlarını kısacası dış dünyayı suçlamayı bırakarak artık, vasatlığa yakın ne varsa hayatında, tüm kalbinle ret et.. 
  Seni sıradanlığa bağlayan zincirleri kopart ve kalabalıktan ayrıl.. 
  O sürü ki eğer  takip etmeye devam edersen, ulaşabileceğin tek yer birden bire sonuna geldiğin ömrün olacak..
   İnadına yenilikçi ol, zira değişmeyen hiçbir şey yok, o halde neden akıntıya karşı yüzüp kaynağı aramayasın. Tutkularından varsın herkesin haberi olsun. İnsanlar sana farklı, garip ve hatta çılgın desinler isterlerse ne çıkar? Unutma başlangıçta tüm büyük yaşam sahiplerine gülmüşlerdi onlar. 
  Ama şu an saygı duyuyorlar, oku ve izle..
   Sen yerer ki unutma; şu yaşamda bir iz bırakan ve o son anda vedalaşırken bu boyuttan; sonuna kadar yaşadığına, yeterince hata yaptığına ve artık sonsuz uykuya hazır olduğuna emin olanlardan ol.. 
  Sevilen bir insan olma uğruna, sınırların içinde kalacağına, doğru olanı yapmaya odaklan. İnsanların, hedeflerine ulaşmalarına yardımcı ol. Onların en iyi yanlarını görmeye çalış, merhametli ol. Ama nazik olmayı zayıflıkla karıştırma..
   Büyük insanlar kendilerine atılan eleştiri taşlarından,
 görkemli anıtlar inşa edenlerdir, 
  unutma. 
   Onlardan ol..
   Bu sadece nasıl baktığına ve tutumuna bağlı.. 
  (Sen ne düşünüyorsun..)

14 Şubat 2021 Pazar

    Ortalama olarak ne kadar yaşayabileceğini internetten kolayca öğrenebilirsin. Buna göre en iyi ihtimalle ne kadar ömrün kaldığının farkında mısın? 
   Şu ana kadar hayatta en kesin olanın; beklenilmeyen şeylerin bolluğu olduğunu görmüş olmalısın. Ve eğer, arkanda bıraktığın zaman önünde uzanandan çok daha uzunsa; artık felsefi tarafının daha ağır basmaya başladığını da varsayabiliriz. Vaktini boşa geçirmek istemiyor olmalısın yani. Sevme, temas ettiğin insanları daha iyi noktalara getirebilme, hayallerine daha yakın olma, ya da eğlenceye daha çok vakit ayırma gerektiği konularında artık daha olumlu ve açık fikirlisin..
   Başka hayat hikayelerini okuduğunda özellikle, yapmak istediklerine dair daha somut bakış açılarına, bir yola sahip olabilirsin. Onlardan, hayattaki önemli şeyler hakkında ip uçları elde edebilirsin ve deneme yanılma yoluyla tecrübe etmeden istediğin oysa eğer, aynı yolu tecrübe ederek oraya ulaşmaya çalışabilirsin..
   Peki yaşadın ve yol aldın, son geldiğinde ne olacak? Hiçbir fikrin olmadan sorgulamadan mı terk etmiş olacaksın tüm bu mucizeyi. Kendine, seni derin düşünmeye sevk eden gerçekten önemli sorular sormamış olarak mı gideceksin dünyadan? Sıra dışı insanların ortak özelliklerinden biridir bu zira; 
    asla hazır olarak dogmatik tepside
   sunulanları sorgulamadan 
   kabul etmez onlar. 
  İyi sorular seni mükemmel cevaplar ve algıda sezgisel de olsa en gerçek olana götürür. Son gün ölüm döşeğinde yani, kanatlarıyla saf bir enerji karşına geçip şunları soracak belki de;
1. Zengin hayaller kurdun mu?
2. Dolu dolu yaşadın mı
3. Sevdin ve herhangi bir varlık tarafından sevilmeyi başardın mı?
4. Dünyada küçücük de olsa bir fark yaratıp onu daha iyi bir yer olarak bırakmayı başardın mı ve bir kalbe dokunabildin mi?
  Burada düşündüğün (ya da düşünmediğin ) kadar uzun süre kalamayacağımız ortada. Sen daha farkına varmadan her şey toz olup uçacak. Bu yüzden potansiyeline ulaşmak üzere dolu dolu yaşa, riske gir, hata yap, deneyimle, mutlu olduğun anların tadını çıkar ve mutlu olduğun o şeyleri daha çok yap. 
   Çok geç kaldığını mı düşünüyorsun? 
  Peki, şu uzak doğudan seslenen söze kulak ver o halde;
  "Ağaç dikmek için en iyi zaman, 
   yirmi yıl önceydi. 
   ama ikinci en en iyi zaman 
   bugündür..'' 

11 Şubat 2021 Perşembe

DAHA BÜYÜK BİR YAŞAM İÇİN, YAK TÜM GEMİLERİ..

   Büyük başarılar, genelde zor zamanlarda ortaya çıkar, bu yüzden zor zaman deyip küsmeyesin hayata hemen... 
  İnsan doğasının şöyle bir sırrı vardır aslında; Baskı, çoğumuzun performansını yükselten şeydir. Gerçek kimliğimiz kendini rahat olmayan bir duruma soktuğumuzda, güneşin doğuşu gibi yükselir o zamanlarda ve o incecik dalın üzerinde iken, gösterir kendini 'gerçek sana' ait gerçek zafer. 
   Demek istediğim, mücadele gerekiyorsa eğer sakın bırakma, hayat güllük gülistanlık değil; mücadelelerin çoğu zaman insanın gerçek benliğini mükemmel ortaya çıkaran şeylerdir. 
   Velhasıl rahat olduğun zamanlar değil seni daha üstün biri  haline getirecek olan. Seni daha uyuşuk yapan bu şey, güvenli alanda kalmak ve  yaşamı kıyıda geçirmek, hiçbir zaman seni olduğundan daha ileri taşıyacak evrime ait olamaz..
   Yeni kıtalar keşfettiklerinde gemilerini yakan kaşiflere dair pek çok hikaye duydun. Onlar daha ilerisini, daha büyük bir dünyayı, daha üstün biri olmayı tercih ettikleri için daima ileri bakan oldular. 
   Ya sen? Eğer gemilerinin yandığını ve bu yüzden başarısızlığın bir seçenek olmadığını şu andan itibaren bilseydin, ne kadar yükseğe ulaşırdın? Çok istediğin o hayata dair; ne kadarına cesaret gösterirdin ve neyi başarmayı isterdin; gençliğinde karar verip de sonra unutup ya da cesaret edemediğin için mazide kalan.. 
   Ne kadar sıkı çalışırdın, hayallerinin izlemek için ve artık yaşını, seni bağladığını sandığın tüm bahanelerini de sırt çantana koyup  ne kadar ileri gidebilirdin?
   Kömürle elmas arasında ki temel fark değeri yüksek olanın çok yüksek basınç altında oluşmasıdır. 
  Dikkate değer ve boşa gitmemiş, gerçek sana evrildiğin bir yaşam istiyorsan eğer (ne kadar zamanın kaldığını umursamadan bir kahraman gibi)  baskıdan, çalışmaktan ve risk almaktan; yani daha ileri girmekten korkmayacaksın.   
   Daha büyük bir yaşam için, 
  zamanı geldiyse eğer 
   gemileri yakmaktan da artık, 
   asla geri durmayacaksın..
  (ne düşünüyorsun? benimle konuş?)

10 Şubat 2021 Çarşamba

   Çoğu insan için dünyanın sınırlarını belirleyen şey,,
   sadece bakış açılarıdır. 
  Schopenhauer bunun için şöyle der; 
  "Pek çok insan
 vizyonlarındaki sınırları
  dünyanın sınırları sanır. 
  Çok azı hariç, 
  onlara katılın.."
 Demek istediğim tam da şu an önünde uzanan (ya da uzandığını sandığın) gelecek görüntüsü ile, gelecekteki yaşamın aynı olmak zorunda değildir. 
  Zira sen,, olayları korkuların, sınırlamalarının ve yanlış varsayımlarla çevrili tecrübelerinin kirli penceresinden görmektesin. 
   Kirli camların temizlendiğinde ne olacağını düşünüyorsun? elbette ki yeni olasılıklar ortaya çıkar evet. Demek istediğim; unutma, dünyayı olduğu gibi değil (olduğun gibi) kendi pencerenden göründüğü gibi görürsün. 
   100 metreyi on saniyenin altında koşmanın imkansızlığına dair bir çok makalenin yayınlandığı 30- 40 yıl öncesini düşün,, fakat (bu psikolojik sınır) aşıldığında yine pek çok insan bu zamanın altına inmeyi başarmamış mıydı?
  Yani imkansız olduğunu düşünüyorsan eğer gerçekten de öyle olur. Ama bir kez başarılacağına inanıldı mı daha iyisi olabilir artık önündeki yaşamın için.. 
   Senin on saniyenin altında koşulamayacağına inanmaya benzer imkansız sınırların neler hiç düşündün mü? Nelerin senin için imkansız olduğuna gerçekten inanıyorsun? Sahip olamayacakların, yapamayacakların, olamayacaklarına dair yanlış ve kusurlu varsayımların; seni şu hayatta gerçekten sınırlayanlar neler?
   Düşünme biçimin gerçekliğini yansıtır. 
 İnançların, gerçek anlamda kendi kendilerini gerçekleştiren kehanetlere dönüşür unutma.. 
   Hayatının büyüklüğünü,,
  düşüncelerinin büyüklüğü belirler..
  Ortalama insan diye bir şey de yoktur aslında. 
  Normal bir beyne sahip olman başarman için yeterlidir..
 Gerisi, büyük düşünerek ve imkansız yaftalamalarını bırakıp odaklanarak gerçek oluverir artık..

8 Şubat 2021 Pazartesi

HAYIR DEMEYE HAKKIN VAR..

 Hayalindeki hayatı yaşayanlar, sıra dışı kariyerler veya görkemli yaşamlar inşa edenler; zamanın çoğunda  kendisi için beklenenden fazlasını yapanlardır daima, asla daha az ya da vasat olanı değil.. 
 Sıradan insanlar bunu göze alamaz evet ama senin gibilerin sıradan olmadığını, okuyan ve cevabı arayan insanlar olduğumuzu ikimiz de biliyoruz neyse ki.
 Diğer yandan üzerine kitaplar yazılan asıl önemli konu, gerektiği zaman ve yerde, gereken insanlara hayır demeyi bilme sanatıdır... Bu konuda kural basittir aslında zira önemsiz bir şeye evet dediğin her seferinde, aslında senin için çok önemli bir şeye hayır demekte olduğunu fark edemezsin çoğu zaman..
 Bir evet insanı olarak tanınıyorlarsa eğer seni, geçmiş olsun; asla büyük bir şey yaratma imkanın yok demektir.
  Kolay olamadığını da kabul etmek  gerek bugüne kadar böyle yaşamış birinin hayatının kontrolünü ele alabilmek için hayır demeyi öğrenmesi, ama artık zamanıdır uyan...
   Sadece dedikodu yapmak için seni kahve içmeye çağıran arkadaşına örneğin  hayır de. veya karamsarlık ve olumsuzluğu ile tanınan o insanlarla buluşma teklifine bu kez hayır de, kaldı ki herkes tarafından sevilmeye çalışmak da hastalıklı bir duygudur. 

   Hayallerine gülen ve daha iyi bir yaşama ulaşmak için kendini geliştirme fikrini aşağılayan, kitap okumadığı için okumayı bir zaman kaybı olarak gören onlara, yakınların dahi olsalar hayır de artık. 
     Ve 
zamanından 
hayat 
çalan 
insanlara...
   öncelikle kabul et ki herkes tarafından sevilmen gerekmiyor ve herkesin her işine koşman da mümkün değil. Önceliklerini iyi tayin et. hedeflerinden emin ol ve sonraki zamanlarda neleri yapman gerektiğini öncelikle iyi planla.. 
   Elbette bu yeni 'sen'den etrafındaki bazıları memnun olmayacaktır. Ancak hayatı gerçekliklerin ve hayallerinle uyumlu biçimde yaşayabilmen için başkalarının onayına ve gerekli gereksiz herkesin sevgisine ihtiyacın yok.
   İhtiyacın olan şey saygı. Saygı göster ve  saygı gösterilmesini bekle. Bu tavırda isen zaten, o halde gerçekten hayır demekle başla işe, gerçek hayatına zaman ve enerjin kalsın diye. 
   Gerçekten gerekiyorsa eğer ama ve hayır diyemeyen bir insansan eğer bir daha düşün,, zira gerçekten düşünürsen, gerektiğine emin olacaksın zaten..



5 Şubat 2021 Cuma

HER GÜN BİRŞEY EKLE..

   Tutkuyla istediğin o şeyde, çok iyi olmak manasındaki deha, sadece bir grup insana özgü bir özellik değildir... 
   Konu deha ise velhasıl, anlaşıldığı kadarıyla net bir denklemi de bulunmakta; 
   herhangi bir alana ya da yeteneğe bitmek tükenmek bilmez bir günlük gelişme azmiyle odaklanırsan üç yıl içinde o alanda dahi seviyesine gelme, o yetenek ya da anlayış seviyesine gelme  ihtimalin normal duruma göre %100 dür...
 odaklanma+ günlük gelişme+ zaman= deha
   Elon Musk'a göre de; benzer şekilde, dünyayı değiştirmek için gereken, haftada 80 saat çalışmaktır.
   Michael Jordan (ekselans) kendi branşında bir dâhiydi ama farklı beş spor dalında dahi olmaya çalışmadı. Tutkusunu keşfetti ve yaşam enerjisini kendini mutlu edecek o şeye yöneltti. 
  Picasso, Edison ve hatta Jordan, başlangıçta gerçekten de yeteneksiz olarak nitelendirildiler fakat ne istediklerini bilen ve her gün bunun için bir şeyler yapan insanlar bugün deha seviyesinde anılıyorlar..
   Picasso'nun klasik hikâyesinde, kadının çocuğu için lokantada bir kağıt parçasına çizdiği resim için büyük ressam; "ileride bir milyon dolar edecek" der. 
   Kadın gülümser, "Bu küçük şaheser sadece 30 saniye sürdü."
  Hayatını çalışmalarına adayan ressam ünlü cevabını verir; 
                   "30 saniye artı 30 yıl.."
   Hangi konuda üstün (deha) olabileceğine biran önce karar ver ve gerçekten buysa istediğin neden daha azı olasın; sadece her gün (ama her gün) bir şeyler yap ve dileğin gerçekleşsin...
   Diğerlerinin hayran olduğu yeteneklerinin üzerinde kafa yor. Yaşam sebebin belki de bunlardan biridir. Şahane bir iletişimci, bir yazar, bir ressam hatta bir eş, bir baba; her hangi bir şey üzerinde dahi olacaksan  eğer neden daha azına razı olasın; Her gün bir şeyler yap, ekle ve bir deha ol..
   Odak + günlük gelişme + zaman yeterli...
 Bu hesapla bugün başlarsan eğer, 2024 de istediğin hayata inanamayacağın kadar yakın ve hatta belki de tam da orada olacaksın. 
  O halde yarın erken kalk ve bir şeyler yap, daha güzel bir dünyaya sahip olmana yardım edebilmesi için gününün..
   Elon Musk demişken; Asla vazgeçme. Sevdiğin işi yap. Risk al. Sıkı çalış ve her gün önemli bir şeyler yap... başarı prensiplerinden diğer bazılarıymış...

3 Şubat 2021 Çarşamba

DİNLE..

   Onunla ne konuşuyorsan eğer, en az iki katı süreyi dinlemeye ayır...
   Birini dikkatle dinlemek, onu onurlandırmak ve değer vermektir ve bu, derin insan ilişkileri kurmanın en geçerli anahtarıdır. Onu sadece zihninle değil tüm vücudunla dinlemen karşıdakine; söylediğin şeylere ve sana değer verecek kadar alçak gönüllüyüm mesajını vermektir... 
   Pek az insanın başarabildiği bir yetenektir bu aslında zira eğitim sistemimiz derdini ifade etme konusunda bizleri acınacak duruma getirdiği gibi dinlemeyi öğretme konusunda da gayet rezil bir seviyededir. 
    Dinleme; hepimize gereken ve gerekirse tek başımıza çalışarak öğrenmemiz icap eden bir yetenektir. Bu, öğrenmek ya da anlatmaya değer şeyler duymamızın da tek yoludur zira sıranın sana gelmesi için değildir sessizliğin ya da sıra sana gelince ne diyeceğim diyerek cevabı düşüneceğin bir zaman; yaptığın tamamen dinlemektir, tamamen ona zaman ayırmak..
   Eski bir söz vardır; 
"Başını sallayabiliyorsan eğer, 
asla konuşmana gerek yoktur..." 
   Abartılı görünebilir ama sadece bizim gibi dinleme özürlülere garip gelen bir cümledir bu ve fekat uygulayabilirsen; 
yaptığın iş her ne ise
 etkinliğini onlarca kat artıracak bir 
anahtar...
   Konuştuğunun en az iki katı kadar zamanı dinlemek için ayır. İlgili ol ve insanların artık sana nasıl bir yakınlıkla davrandığını, sana nasıl  aşkla baktıklarını gözlerinle gör... 
   Demek istediğim tüm bu şeye gelirsek; 
  dinlemeye değer emin ol..