10 Şubat 2021 Çarşamba

   Çoğu insan için dünyanın sınırlarını belirleyen şey,,
   sadece bakış açılarıdır. 
  Schopenhauer bunun için şöyle der; 
  "Pek çok insan
 vizyonlarındaki sınırları
  dünyanın sınırları sanır. 
  Çok azı hariç, 
  onlara katılın.."
 Demek istediğim tam da şu an önünde uzanan (ya da uzandığını sandığın) gelecek görüntüsü ile, gelecekteki yaşamın aynı olmak zorunda değildir. 
  Zira sen,, olayları korkuların, sınırlamalarının ve yanlış varsayımlarla çevrili tecrübelerinin kirli penceresinden görmektesin. 
   Kirli camların temizlendiğinde ne olacağını düşünüyorsun? elbette ki yeni olasılıklar ortaya çıkar evet. Demek istediğim; unutma, dünyayı olduğu gibi değil (olduğun gibi) kendi pencerenden göründüğü gibi görürsün. 
   100 metreyi on saniyenin altında koşmanın imkansızlığına dair bir çok makalenin yayınlandığı 30- 40 yıl öncesini düşün,, fakat (bu psikolojik sınır) aşıldığında yine pek çok insan bu zamanın altına inmeyi başarmamış mıydı?
  Yani imkansız olduğunu düşünüyorsan eğer gerçekten de öyle olur. Ama bir kez başarılacağına inanıldı mı daha iyisi olabilir artık önündeki yaşamın için.. 
   Senin on saniyenin altında koşulamayacağına inanmaya benzer imkansız sınırların neler hiç düşündün mü? Nelerin senin için imkansız olduğuna gerçekten inanıyorsun? Sahip olamayacakların, yapamayacakların, olamayacaklarına dair yanlış ve kusurlu varsayımların; seni şu hayatta gerçekten sınırlayanlar neler?
   Düşünme biçimin gerçekliğini yansıtır. 
 İnançların, gerçek anlamda kendi kendilerini gerçekleştiren kehanetlere dönüşür unutma.. 
   Hayatının büyüklüğünü,,
  düşüncelerinin büyüklüğü belirler..
  Ortalama insan diye bir şey de yoktur aslında. 
  Normal bir beyne sahip olman başarman için yeterlidir..
 Gerisi, büyük düşünerek ve imkansız yaftalamalarını bırakıp odaklanarak gerçek oluverir artık..

8 Şubat 2021 Pazartesi

HAYIR DEMEYE HAKKIN VAR..

 Hayalindeki hayatı yaşayanlar, sıra dışı kariyerler veya görkemli yaşamlar inşa edenler; zamanın çoğunda  kendisi için beklenenden fazlasını yapanlardır daima, asla daha az ya da vasat olanı değil.. 
 Sıradan insanlar bunu göze alamaz evet ama senin gibilerin sıradan olmadığını, okuyan ve cevabı arayan insanlar olduğumuzu ikimiz de biliyoruz neyse ki.
 Diğer yandan üzerine kitaplar yazılan asıl önemli konu, gerektiği zaman ve yerde, gereken insanlara hayır demeyi bilme sanatıdır... Bu konuda kural basittir aslında zira önemsiz bir şeye evet dediğin her seferinde, aslında senin için çok önemli bir şeye hayır demekte olduğunu fark edemezsin çoğu zaman..
 Bir evet insanı olarak tanınıyorlarsa eğer seni, geçmiş olsun; asla büyük bir şey yaratma imkanın yok demektir.
  Kolay olamadığını da kabul etmek  gerek bugüne kadar böyle yaşamış birinin hayatının kontrolünü ele alabilmek için hayır demeyi öğrenmesi, ama artık zamanıdır uyan...
   Sadece dedikodu yapmak için seni kahve içmeye çağıran arkadaşına örneğin  hayır de. veya karamsarlık ve olumsuzluğu ile tanınan o insanlarla buluşma teklifine bu kez hayır de, kaldı ki herkes tarafından sevilmeye çalışmak da hastalıklı bir duygudur. 

   Hayallerine gülen ve daha iyi bir yaşama ulaşmak için kendini geliştirme fikrini aşağılayan, kitap okumadığı için okumayı bir zaman kaybı olarak gören onlara, yakınların dahi olsalar hayır de artık. 
     Ve 
zamanından 
hayat 
çalan 
insanlara...
   öncelikle kabul et ki herkes tarafından sevilmen gerekmiyor ve herkesin her işine koşman da mümkün değil. Önceliklerini iyi tayin et. hedeflerinden emin ol ve sonraki zamanlarda neleri yapman gerektiğini öncelikle iyi planla.. 
   Elbette bu yeni 'sen'den etrafındaki bazıları memnun olmayacaktır. Ancak hayatı gerçekliklerin ve hayallerinle uyumlu biçimde yaşayabilmen için başkalarının onayına ve gerekli gereksiz herkesin sevgisine ihtiyacın yok.
   İhtiyacın olan şey saygı. Saygı göster ve  saygı gösterilmesini bekle. Bu tavırda isen zaten, o halde gerçekten hayır demekle başla işe, gerçek hayatına zaman ve enerjin kalsın diye. 
   Gerçekten gerekiyorsa eğer ama ve hayır diyemeyen bir insansan eğer bir daha düşün,, zira gerçekten düşünürsen, gerektiğine emin olacaksın zaten..



5 Şubat 2021 Cuma

HER GÜN BİRŞEY EKLE..

   Tutkuyla istediğin o şeyde, çok iyi olmak manasındaki deha, sadece bir grup insana özgü bir özellik değildir... 
   Konu deha ise velhasıl, anlaşıldığı kadarıyla net bir denklemi de bulunmakta; 
   herhangi bir alana ya da yeteneğe bitmek tükenmek bilmez bir günlük gelişme azmiyle odaklanırsan üç yıl içinde o alanda dahi seviyesine gelme, o yetenek ya da anlayış seviyesine gelme  ihtimalin normal duruma göre %100 dür...
 odaklanma+ günlük gelişme+ zaman= deha
   Elon Musk'a göre de; benzer şekilde, dünyayı değiştirmek için gereken, haftada 80 saat çalışmaktır.
   Michael Jordan (ekselans) kendi branşında bir dâhiydi ama farklı beş spor dalında dahi olmaya çalışmadı. Tutkusunu keşfetti ve yaşam enerjisini kendini mutlu edecek o şeye yöneltti. 
  Picasso, Edison ve hatta Jordan, başlangıçta gerçekten de yeteneksiz olarak nitelendirildiler fakat ne istediklerini bilen ve her gün bunun için bir şeyler yapan insanlar bugün deha seviyesinde anılıyorlar..
   Picasso'nun klasik hikâyesinde, kadının çocuğu için lokantada bir kağıt parçasına çizdiği resim için büyük ressam; "ileride bir milyon dolar edecek" der. 
   Kadın gülümser, "Bu küçük şaheser sadece 30 saniye sürdü."
  Hayatını çalışmalarına adayan ressam ünlü cevabını verir; 
                   "30 saniye artı 30 yıl.."
   Hangi konuda üstün (deha) olabileceğine biran önce karar ver ve gerçekten buysa istediğin neden daha azı olasın; sadece her gün (ama her gün) bir şeyler yap ve dileğin gerçekleşsin...
   Diğerlerinin hayran olduğu yeteneklerinin üzerinde kafa yor. Yaşam sebebin belki de bunlardan biridir. Şahane bir iletişimci, bir yazar, bir ressam hatta bir eş, bir baba; her hangi bir şey üzerinde dahi olacaksan  eğer neden daha azına razı olasın; Her gün bir şeyler yap, ekle ve bir deha ol..
   Odak + günlük gelişme + zaman yeterli...
 Bu hesapla bugün başlarsan eğer, 2024 de istediğin hayata inanamayacağın kadar yakın ve hatta belki de tam da orada olacaksın. 
  O halde yarın erken kalk ve bir şeyler yap, daha güzel bir dünyaya sahip olmana yardım edebilmesi için gününün..
   Elon Musk demişken; Asla vazgeçme. Sevdiğin işi yap. Risk al. Sıkı çalış ve her gün önemli bir şeyler yap... başarı prensiplerinden diğer bazılarıymış...

3 Şubat 2021 Çarşamba

DİNLE..

   Onunla ne konuşuyorsan eğer, en az iki katı süreyi dinlemeye ayır...
   Birini dikkatle dinlemek, onu onurlandırmak ve değer vermektir ve bu, derin insan ilişkileri kurmanın en geçerli anahtarıdır. Onu sadece zihninle değil tüm vücudunla dinlemen karşıdakine; söylediğin şeylere ve sana değer verecek kadar alçak gönüllüyüm mesajını vermektir... 
   Pek az insanın başarabildiği bir yetenektir bu aslında zira eğitim sistemimiz derdini ifade etme konusunda bizleri acınacak duruma getirdiği gibi dinlemeyi öğretme konusunda da gayet rezil bir seviyededir. 
    Dinleme; hepimize gereken ve gerekirse tek başımıza çalışarak öğrenmemiz icap eden bir yetenektir. Bu, öğrenmek ya da anlatmaya değer şeyler duymamızın da tek yoludur zira sıranın sana gelmesi için değildir sessizliğin ya da sıra sana gelince ne diyeceğim diyerek cevabı düşüneceğin bir zaman; yaptığın tamamen dinlemektir, tamamen ona zaman ayırmak..
   Eski bir söz vardır; 
"Başını sallayabiliyorsan eğer, 
asla konuşmana gerek yoktur..." 
   Abartılı görünebilir ama sadece bizim gibi dinleme özürlülere garip gelen bir cümledir bu ve fekat uygulayabilirsen; 
yaptığın iş her ne ise
 etkinliğini onlarca kat artıracak bir 
anahtar...
   Konuştuğunun en az iki katı kadar zamanı dinlemek için ayır. İlgili ol ve insanların artık sana nasıl bir yakınlıkla davrandığını, sana nasıl  aşkla baktıklarını gözlerinle gör... 
   Demek istediğim tüm bu şeye gelirsek; 
  dinlemeye değer emin ol.. 

31 Ocak 2021 Pazar

İLETEŞEMEMEK

   Sıra dışı ve görkemli yaşamlarıyla 'Onlar' zamanlarının çoğunu gerekenden fazlasını yaparak geçiriyorlar, biliyorsun artık...
   Bahsedilen 'görkemli yaşam' cümlesinin içini doldurmak elbette sana kamış; maddi, manevi, ilişkiler, aile, belki çocukların... her ne ise senin için önemli olan yani...
   Fakat hayatta çok önemli olup da üzerinde neredeyse hiç durulmayan (öğretilmeyen, öğrenilmekten aciz) ve genç insanlara en az ulaştırılan bir başka cevher; bahsedilen şeyin anahtarı olabiliyor deniyor...
  Duygusal olarak  (yaşarken) bir şekilde sakat bırakıldığımızdan ya da genlerimiz sebebiyle sakat doğmamızdan kaynaklanıyor bu eksikliğimiz; Demek istediğim, iletişim konusunda o kadar zayıfız ve bu yüzden o kadar çok insan yalnız (veya bu sebeple yalnız kalıyor) ki... 
   Bildiğimizi sanıp daha ileriye gitmemiz ve daha görkemli hayatlar yaşamamıza (üstelik) ket vuran bu eksikliğimizi tekrar yazacağım büyük harflerle, evet: 
İLETİŞİM
nedir, nasıl yapılır bilmiyorsun...

   Başarılı insanların özellikleri incelendiğinde, üzerinde durulan önemli bir kavram iletişim (ileteşememek). Onlara göre iletişim ya da ilişki kurmak kadar önemli çok az şey var başarıya dair...
 
   Durum IQ dan ziyade EQ ile ilgili olduğu için belki, herkes aynı derecede başarılı olamıyor bu konuda ve bilgi açısından birer dahi olmasa da kişi, üst düzey ilişki kurabilme yetenekleri sayesinde üst düzey  ya da liderlik konumlarına çıkabiliyor...
    Velhasıl genellersek işin ve yaşamın; nihayetinde tamamen ilişkileri kurmaktan ibaret olduğunu unutmak çok tehlikeli bizler için...
   İnsanlar senin dürüst biri olduğunu bilmek ister, kibar ve güvenilir biri yani. Seni hissetmek, duyumsamak, ve gözlerinin içine bakıp içinde ne olduğunu görmek isterler... 
   Sen dürüst biri olduğunda ancak kendilerini açarlar sana, zira kötü zamanlardayız bunu biliyorsun. İyi biri olduğunu ancak iletişim becerilerin sayesinde anlar ve o zaman sana karşı iyi olurlar. İşte bu güvenle oluşan bağlar sayesinde kariyerinle birlikte yaşamın da birinci sınıf denilen yere ilerler...
   Sen hareket etmedikçe gerçekten hiç bir şey olmaz. 
   El sıkış, sarıl gözlerinin içine bak, ara, hatır sor, yemeğe çık ilgi göster. 
 Bir gurup fotoğrafında dahi insanlar ilk önce kendilerini ararlar resim içindeki. İlk kural budur; insanlar kendilerine ilgi gösterenlere ilgi gösterirler, isimlerini öğren ve iletişim nasıl olur en baştan başlayarak tekrar öğren, ne harika biri olduğunu fark etmeleri için artık...

28 Ocak 2021 Perşembe

   Hayallerine ulaşmak için, şansa mı ihtiyacın olduğunu düşünüyorsun hâlâ?
   Eskileri dinle o halde; 
"Daha sıkı çalıştıkça daha şanslı olursun" 
derdi onlar, zira hayat kendine yardım edenlere mutlaka yardım edendir... 
   Her şeyin olması gerektiği gibi olacağına, kaderciliğe bazen tutunmak yine bazı durumlar için gayet yararlı olabilir gibi görünse de hayat genelde böyle işlemez; Kaynağa doğru yüzmen gerekir çoğu zaman, çöpler gibi akıntıyla beraber sürüklenip gitmemek için...
 Elbette hiç ummadığımız anlarda yardıma gelen bir yüksek zekaya bir güce inanmakta fayda da yok değil, ama yaratıcının elmayı yememizi istemeseydi bunu asla yapamayacağımıza da emin ol... Özgür irade ile davranmamızı istedi ve iyi ya da kötü seçeneğimizi (ilk günahın) kendimize e ait olmasını... 
   Daha iyi ve mutlu bir Sen istiyorsan eğer; bunun talep ettiği çabayı ortaya koyan, anlaşmanın kurallarına uyan ve fedakarlığına katlananların başlarına daima iyi şeylerin geldiğine emin olabilir, çevrende buna dair (umarım bir çok) örnek görebilirsin...
   Ne kadar çok iyi şey yaparsam başıma o kadar çok iyi şeyin geleceğine inanıyorum.. Diğerleri televizyon izlerken ya da uyurken erkenden kalkıp hayalleri peşinde çalışanların, kendilerini hayallerine adayanların istedikleri her şeyi başarabileceklerine ve dış dünyanın aciz birer kurbanı gibi hissetmediklerinden artık, adım gibi eminim...
   Eskilerle başladığımıza göre bir babaanne lafıyla bitirelim o halde yazıyı;
 'Ne ekersen onu biçiyorsun bu hayatta; bir fazlasını değil.'
 Öyleyse derhal bugünden ek tohumlarını tutkuyla; önünde yeni kapılar açılması için. 
   Ve varoluşsal bir sıkıntı, bir boşluk içinde isen de; sabahları erken kalkmak için seni motive edecek o yaşam sebebini bul artık, bir an önce..

26 Ocak 2021 Salı

ÇOCUKKEN SENİ MUTLU EDEN ŞEY..

   Basit bir kural mı istiyorsun? 
Eğer daha mutlu olmak istiyorsan,
 Seni mutlu eden şeyleri daha çok yap.

   Çok basit gibi, ama özellikle yaş almışlar için okunduğu kadar kolay olmuyor nedense? 
   Hayat yolunda başarılı (başarıdan her ne anlıyorsan) evleri, arabaları, yatları, katları olmuş ve dolu dolu bir yaşamı var gibi görünen her insanın; onu asıl mutlu eden şeyin ne olduğunu bu yoğun kalabalık içinde unuttuğuna sayısız kez tanık olacaksın.. 
   Çocukluğun şahane yılları geride kaldığında,
   pek çoğumuz kalbimize şarkı söyleten o şeyi unutmuş oluruz ne yazık... 

  O halde yapılması gereken derhal hatırlamaya çalışmaktır, bu kadar basit... 
  O yılları düşün, çocukluğunu yani? 
  Seni ne mutlu ediyordu? 
  Bisiklet sürüyordun örneğin. Hayatının en güzel zamanlarıydı üstelik uçarcasına kanatlandığın. O hissi hatırlıyor musun, memnuniyeti, özgürlük hissini...
 

  Belki de bir arkadaş grubun vardı ve şarkı söylüyordun geleceğe dair planlar yaparken, ya da gitar çalıyordun ve bunu ne güzel yaptığına dair övgüler almıştın pek çok kez. Basketbol oynuyordun canın çıkana dek lisenin bahçesinde kolasına veya annenden öğrendiğin gibi örgü örmeye başlamıştın ve kar yağarken dışarıda, kucağınla kedinle ne mutlu bir histi ilk atkını örmek...
 

   O halde düşün ve ne olduğunu bulmak için çaba harca o şeyi. 
  Çocukluğunun o sonsuz fırsatlar dünyasında seçtiğin seni mutlu eden o biricik şey neydi?  Hayatının o en güzel günlerinde ne yapmayı seviyordun daha çok.
  

   Ve bulursan birkaç ip ucu, bu haftanın planına ekle onları mutlaka tekrar denemek için ve bizimle de paylaş hata burada daha güçlensin diye tutkuların... 
   Plan yapman yeterli olmayacaktır tek başına ve onun sadece bir tasarı olarak kalmasına artık izin verme bu kez ve bunca yıl sonra kavuşmuşken yani ona...
 

   Ruhunu yükselten ve seni kanatlandıran şeyleri hatırlayıp yeniden yapmaya başladığında kaybettiğin anlara yeniden kavuşma şansın olacaktır.. 
   

   Hayatın gerçek amaçlarından biri 
 mutlu olmaktır 
sana verilen 
bu kısacık zamanda... 

   Ama
 çocukluğundaki gibi;
 gerçekten 
mutlu...