9 Eylül 2013 Pazartesi

BİLİNMEYEN NO: 50

'İÇİNDEN GELEN SES'İN BİLİMSEL KÖKENİ YA DA; GELECEĞİ GÖRMEK..

(GÖREBİLDİĞİN ASLINDA İSTEYİPTE UNUTTUĞUNDU..)

   Martha Beck'in Kendi bilimsel çalışmalarını içeren kitabı 'Kendi kutup yıldızını bulmak' Amerika'da en çok satanlar listesinden uzun zaman inmeyen bir eserdi.. 
  Kitabın olağan üstü güzellikteki ana fikrlerinden biri şu dur; 
 ''Hayatta size hiçbir istek verilmemiştir ki, onu gerçekleştirecek güç de birlikte verilmemiş olsun..''

   Kitaba geçmeden önce yazarımızın çocukluğuna bir göz atmak ana fikrin (ve geleceği görmek kavramının) nasıl oluştuğu konusunda sanırım bize daha açık bir görüş sağlayabilir. O halde 13 yaşında yaşadığı şu olaydan başlamak en iyisi olacak..
 Kitabımızın Harward'lı yazarı evlerinin balkonunda ödev yaparken ailesi de televizyon izlemektedir.. Ekranda kapalı bir spor salonunda koşmakta olan bir öğrenci belirir.. Martha, onu çağırırcasına ekranda beliren görüntüye bakar ve yüksek bir sesle: ''işte ben bu okula gideceğim der..''
(GELECEĞİ GÖRMEK YA DA ONU İNŞA ETMEK..)
   Utah'ın küçük bir kasabasında yaşayan bu fakir kızın o an için, 'Harward'a gideceğim' şeklindeki cümlesi ve televizyondaki tanıtımı heyecanla izlemeye devam etmesi, ailesini hüzünle gülümsetmekten başka bir işe yaramaz..
   Fakat Martha içinden gelen bu sesin (daha sonraki bilimsel çalışmalar -içinden gelen bu ses- üzerine olur) farklı olduğunu hisseder. Bu ses sanki farklı bir kaynaktan gelmiş ve ona gelecekte neler olacağını söylemiştir..
     Aradan 20 yıl geçince Martha iki Harward diploması sahibi ünlü bir yazar, psikolog ve araştırmacıdır..
(AMA HER DURUMDA SÜRPRİZLERİN OLACAKTIR..)
   Martha'nın kitabına giren araştırmalarının asıl konusu şuydu: 
  'İnsanların başlarına gelebilecek şeyleri hissedebilmek gibi gizli kalmış bir özellikleri vardı ve bu durum deneylerle ispatlanabilirdi..' 
(az sonra siz de bu üç yöntemi öğreneceksiniz, rahat olun;)



   Öncelikle bu fikrin sınanması içim Harward'da bazı deneyler düzenledi. Bu deneylerden birinde deneklere üzeri kapalı (bazısında güzel, bazılarında ise korkunç görüntüler olan)  resimler veriliyor ve bunların hangi grupta oldukları katılımcılarca  tahmin edilmeye çalışılıyordu..
(BİLİM ÖYLE DİYORSA, GIA'LARA ŞANS VERMEK İÇİN
BEKLEMELİ VE GÖRMEYE ÇALIŞMALISIN..)
  Deney sonuçları bir süre sonra istisna sayılamayacak bir yönde kayma gösterdi.. Deneklerin çoğu kötü resimleri açmadan önce (birkaç saniye) bunu hissediyor ve buna bağlı olarak kan basınçları ve tansiyonları artıyordu..
   Martha küçük bir çocukken de yaşadığı her insanda bulunan bu özelliği keşfedebilmek için farklı pek çok deneye girişti ve sonuçta kitabında yayınladığı bu çok önemli sonuçlara ulaştı.. Hazırsanız bu inanılmaz yöntemleri sizinle paylaşacağım.. (yine iyisiniz;)
(AMA ÖNCE ŞU ANA ODAKLANMALISIN, GELECEĞİN TEMELİ
ŞU AN ATILIYOR, FARKINDA OLMASANDA..)
   Öncelikle bu nadir anlardaki malum olma durumu (diyeyim ben) yazarın kitabında GIA olarak adlandırıldı.. 
  GIA'lar normal düşüncelere benzeseler de aradaki fark oldukça belirgindir aslında..
 Diğer yandan yazara göre, organik olarak bizim (üst beynimizin) bunları (gelecek) havadan kapma yeteneği yoktur, onlar gelip sizi bulurlar ve bu bilinmez mekanizmalara sahiptir..
  Ama bu mucizevi durumları çağırmada başarılı olunabilen durumlarda vardır ki, yazarımız bunlardan birkaçını kendi geleceğinizi tahmin edebilmeniz için kitabında anlatmıştır.. (Dikkat!)
 
(O YIL NEREDE VE KİMLERLE OLDUĞUNU DÜŞÜN..)
GELECEĞİNİZİN BİR ANLIĞINA HAYALİNİZDE BELİRMESİ ..
  1.YÖNTEM:
 Önce elinize boş bir kağıt ve bir kalem alın. Kalemi kullandığınız (dominant) elinize alarak cevabını öğrenmek istediğiniz tüm soruları kağıda yazınız.. (sağ elini kullanıyorsan sağ elinle..)
   Sorularınız ilk etapta şunlar olabilir; Neler hissediyorsun? Neye ihtiyacın var? Hayattan ne istiyorsun? ve benzer soruları yazdıktan sonra ikinci aşamaya geçiyorsunuz, yani cevapları yazmak..
   Yalnız buradaki püf nokta cevapları diğer (kullanmadığınız) eliniz yazmaktır.. Sağlak iseniz sol elinize kalemi alarak kargacık burgacık ta olsa cevapları yazmaya çalışıyorsunuz..
(BELKİ ÇOCUKLAR VAR, KAÇ TANELER..)
   İşleyen bilinç altı süreçlere göre ;  'beyniniz o an da kullanmadığınız elinizle yazma işine (ve zorluğuna) o kadar yoğunlaşacak ki, yazdığınız şeyler zihnin en ulaşılmadık (gizemleri çözülememiş) yerlerinden gelecektir..
  Bugüne kadar kendinize bile itiraf edemediğiniz (ama onları ne kadar isteseniz  de belki de olamazlar diye ya da başka herhangi bir sebepten bilinç altına ittiğiniz, ama yine de gerçekleşmek için gün sayan ve sizi asıl hedefe yönlendiren) arzularınız ve geleceğe dair önsezileriniz kargacık burgacık yazılarınız arasında çamura bulanmış altın madeni gibi parlamaya başlayacaktır..
  İşte bu adım atamadığınız ve ömrünüz boyunca biriktirdiğiniz ve hatta (kendinizi özgür irade sahibi mi sanıyorsunuz, Freud'un bilinç altı mekanizmalarını okuyun..) sizi asıl yönlendiren zengin (ve belki diğer tüm zihinlerle bir şekilde bağlı=kuantum fiziğine göre) bilinç ötenizin gelecek için oluşturduğu yol planının görünen adımlarıdır..
   
(ASLINDA GELECEK DİYE GÖRDÜĞÜN BİLİNÇ
ALTININ SENİN İÇİN YARATACAĞI ŞEYLERDİ..)
  2. YÖNTEM:
  Sakin ve sessiz bir koltuğa yerleşin ve gözlerinizi kapayın. Bundan tam beş ya da on yıl sonrasını (hangi zamanı merak etmekteysen: burada geleceği görmek veya geleceği oluşturmak gibi iç içe aynı iki kavram var aslında ve ikisi de aynı kapıya çıkıyor, o yüzden gelecek görülemeez:/ gibi bir laf etmeden önce mantığı iyi görmeye çalışın..)
   Seçtiğiniz yılda kaç yaşındasın, evli misin, nasıl biri, çocukların? kaç taneler, isimlerini görmeye çalış. Nasıl bir evde oturuyor ve ne iş yapıyorsun? Annen ,baban sağlar mı?
  Hatta gittiğin o zaman diliminde yanında kimler var şu an? ne yapıyorsunuz?   Bu çalışmadaki püf nokta ise roman yazmakta olmadığınızdır.. Yani hayal gücünüzü zorlayarak yapmayacaksınız bunları, zaman verecek ve kendi kendilerine size gelmelerini bekleyeceksiniz.
(KAYBEDECEK NEYİ VAR,
BU SIRRI KULLAN VE SENİN OLSUN)
  Yani siz geleceğinizi kurgulamaya çalışmayacaksınız (bunu bilinç altı yapar) sadece film izler gibi o zamanda dolaşacak ve GIA'ların sizi ziyaret edeceği anı bekleyeceksiniz..
  Yazara göre bu ilk denemede olamayabilir ama bilinç altınızı bu şekilde kurcaladıktan sonra mutlaka bir yerlerde (diş fırçalarken, metroda..) yüzeye çıkacaklardır.. (çok ilham verici bence..)
  
  3. YÖNTEM:
   Arzularınızı ve gerçekleşmesini istediğiniz şeyleri kağıda yazarak bunu görselleştirmek ya da maddi birer varlık haline gelmelerini sağlamaktır..
   Burada püf nokta olabildiğince detaylı yazmaktır.. Yazma eylemini beyin emir olarak algılayacak ve çevrenizde amacınıza ulaşabilmeniz için gereken mekanizmaları kollayarak sizi detaylara yönlendirmeye başlayacaktır.. (ama bunu hiç bilemediniz zira bilinç altı böyle çalışır..)
   Bilinç altınız yaşadığınız dünyada sizi amacınıza ulaştırmak için çevredeki fırsatları bir olta gibi avlamaya başlayacak ve sizi ona yönlendirecektir..
(VE KAOSU DİZE GETİRİNCE OLABİLECEKLERİ DÜŞÜN..)
  Kimi zaman bir davranışı veya bir (kendinizce küçük olsa) bir atılımı (veya örneğin sokağa çıkma, o toplantıya gitme vb)  niye yaptığınızı bilmeyeceksiniz ama bilinç altınız ne ile mutlu olacağınızı bildiği için o yönde kaderinizi örmeye devam edecek..
  İşte harika kitabında bu olağan üstü pozitif ve iyi hissettiren yöntemleri anlatan Martha hastalarının da bu yöntemlerle mucize sonuçlara ulaştığını görünce bunları kitabıyla paylaşmayı düşünmüş (ve ne iyi yapmış..)
(YA ÇOK NET BİR ŞEKİLDE GÖRÜNÜRSE.?)
  Ben de sayfamda sadece yazmak ve paylaşmak amacıyla işe girişmiş ve en azından bir iki kişiye bile iyi hissettirmeyi amaçlayan bir arkadaşınız olarak kitabın özetini sizinle paylaşmayı uygun görmüş bulunmaktayım..

  Püf noktayı anladınız ki yazarımızın GIA dediği bu haberler size gelen ve görebilmek için artık gözünüzü dört açmanız gereken şeyleridir.. Yani onları siz uydurmazsınız ama geldikleri anı hissedebilir veya yukarıdaki gibi gelmeleri için uygun bir kanal ayarlayabilirsiniz..
  O yüzden ana fikri tam olarak anlamadıysanız 'geleceği mi görecekmişim?' falan gibi garip sorularla kafanızı bulandırmayın.. Burada bilinç altı mekanizmalar ve hatta Kuantum fiziğinin canlı ve birleşik bir organizmaymış gibi tanımladığı birleşik (evrensel, yaratıcı ne derseniz) zekanın mekanizmalarının işlediği son derece esin verici bir fikrin baş rolde olduğunu ve bunun pek çok kişiye kendini iyi hisettirebilecek bir deneyim olduğunun farkına varın yeter.. İnsan daha ne ister ki:)
  Harika geleceğinizi planladığınız ve bunu görebildiğiniz çok yakın günlerin ve deneyimlerin sizi bulması umuduyla..                                                 
                                                                        (Çetin TARI)


GÜNÜN VİDEOSU: 

NOSTRADAMUS'UN KAYIP KİTABI..




GÜNÜN KARİKATÜRÜ:)


2 yorum:

  1. Bunu gercekten deneyimleyen ve mutlu olan var midir acaba... Acikcasi su linki tiklayana kadar basima surekli gelen bir seyin gercekten bir yerlerde arastirma konusu olabilecegini dusunmemistim (gerci arastirmamistim da)... Eglenceli gibi duruyor ama bir muddet sonra kendi hayatini disardan izliyormus gibi oluyorsun ve zamanla kotu olan seylere engel olamamak kendini suclu hissetmene neden oluyor. Bunu neden yazdim bilmiyorum, pek yorum yazan bir tip degilim... Galiba biraz icim dolmus. Kitap ozetiniz icin tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. genelde yorum yapan insanlar değiliz evet, bu yüzden buluyoruz birbirimizi...

      Sil